Geçtiğimiz aylarda sitemizden duyurduğumuz JooJoo, çıkış tarihini üretimdeki aksaklıklardan dolayı erteledi. Üreteci firma Fusion Garage, ön sipariş veren müşterilere ürünlerini 25 Mart tarihinde teslim etmeye başlayacaklarını duyurdu.
JooJoo Tablet, iPad’den sonra çıkacak olmasına raÄŸmen özellikleri ve fiyatı aylar önce netleÅŸmiÅŸti. Firmanın çıkış tarihini daha da ertelemesi tablet almak isteyen kullanıcıların iPad’e yönelmesine neden oldu. Gecikme nedeniyle kızgın olan ön sipariÅŸ veren kullanıcılara firma jest yaparak 30 dolarlık taşıma kılıfı hediye edeceÄŸini açıkladı.
JooJoo’nun iPad’e göre bir çok avantajlı özelliÄŸi var. Cihaz 12.1 inçlik dokunmatik ekrana sahip. Dokunma özelliklerinin iPad kadar iyi olmasını beklemiyoruz. DiÄŸer özellikleri; Wi-Fi, 4 GB bellek (SSD), web kamera, mikrofon, USB 2.0 ve flaÅŸ desteÄŸi.
Web kamera özelliği fazla önemli olmasa da özellikle USB desteği ve flaş desteği çok önemli. 4 GB hafıza sadece işletim sistemi için fakat USB desteği ile hafızayı dilediğiniz kadar artırabilirsiniz.
JooJoo’nun en büyük eksikliÄŸi 3G desteÄŸinin olmaması. Ucuzlayan mobil internet fiyatları ile bu özelliÄŸin ciddi önem kazandığını belirtelim.
JooJoo’nun fiyatı iPad ile neredeyse aynı. 500 dolara satılacak JooJoo, iPad’in satışlarını etkileyecek mi göreceÄŸiz.Önümüzdeki günlerde detaylı bir JooJoo deÄŸerlendirmesi yapacağımızı da belirtelim.
JooJoo mu iPad mi?
JooJoo’nun üstünlüğü ortada fakat iPad’de ki uygulama desteÄŸi ve “büyüsü” nedeniyle iPad seçimi daha mantıklı gibi duruyor.
Apple iPad’in detaylı incelemesini bir önceki yazımızda paylaÅŸmıştık. Ürünün özelliklerini detaylı olarak inceledik ve artılarını eksilerini belirledik. Bu yazımızda nebook bilgisayarlara rakip olarak çıkarıldığı düşünülen iPad ile netbook bilgisayarlar arasındaki farkları inceleyeceÄŸiz.
1. Dokunmatik Ekran: iPad kullanıcılara mükemmel derecesinde dokunma deneyimi sunuyor. Netbookların neredeyse hiçbirinde dokunmatik ekran bulunmuyor. Bulunanların ise ekranları dokunmatik deÄŸil “basmatik”.
2. Taşınabilirlik: Ağırlık olarak netbookların çoÄŸu hafif olsa da iPad genelnetbook ortalamasının yaklaşık 400 gr daha altında görünüyor. Ayrıca iPad o kadar inceki mevcut kullanılan telefonların çoÄŸundan daha ince. Kalınlığı kıyaslayacak olursak Türkiye’de çok satılan bir netbook iPad’in neredeyse 3 katı kalınlıkta.
3. Uygulama DesteÄŸi: Bu konuda tabii ki netbooklar bir numara. Netbooklar genelde Windows Xp ile gelsede Windows 7 ve linux tabanlı tüm sistemleri çalıştırabiliyor. Normal bilgisayarımzda kullandığımız tüm uygulamaları çok rahat bir ÅŸekilde netbooklarda kullanabiliyoruz. Bunlara karşın iPad kendisi için geliÅŸtirilmiÅŸ dar uygulamaların içine sıkışmış durumda. Dikkat ederseniz netbook için iÅŸletim sistemi bile seçebilirken iPad’de sadece uygulamalardan bahsedebiliyoruz. iPad’de farklı bir iÅŸletim sistemi kullanmak söz konusu bile deÄŸil.
4. Web Deneyimi: Sadece internet için kullanacağım diyorsanız bile kendinize netbook almanız gerekebilir. iPad yine o sıkıcı kapalı yapısından dolayı web uygulamalarının çoÄŸunu doÄŸru dürüst desteklemiyor. Hem netbook hem de iPad orjinal hallerinde Flash Player bulundurmasada netbooklara ilk kullanımda otomatik yüklenen bu uygulama iPad’e henüz yüklenemiyor. FlaÅŸ desteÄŸinin olmaması internet sitelerini düzgün görüntüleyememeniz, web tabanlı oyunları oynayamamanız vs gibi anlamlara geliyor. Bir diÄŸer konu uygulama desteÄŸi ile ilgili. Netbook bilgisayarlara istediÄŸiniz tarayıcıyı yükleyebilirken iPad’de, Apple sert tarayıcı tutumu yüzünden sadece kendi tarayıcısını kullanılabiliyor. iPad’in web konusunda tek üstün yanı harika bir dokunmatik ekranının olması.
5. USB ve DiÄŸer Birimler: iPad’de USB desteÄŸinin olmaması tam bir hayal kırıklığı. Netbooklar en az iki USB giriÅŸine sahip. Bunların yanında iPad’de VGA çıkışı, LAN giriÅŸi, kart okuyucu gibi kısımlarında bulunmadığını hatırlatalım. Sadece USB olsaydı tüm çıkışlar için yeterli olurdu. Özellikle iÅŸ amaçlı kullanıcılar için USB son derece önemli bir ayrıntı.
6. EÄŸlence: Neredeyse tüm netbooklarda bulunan dahili web kamerası iPad’de harici olarak bile bulunmuyor. iPad ile Msn ve Skype gibi programlar aracılığı ile görüntülü konuÅŸma yapmanız mümkün deÄŸil. Oyun desteÄŸi olarak, netbooklar iÅŸletim sistemine uygun tüm oyunları çalıştırabilir. iPad ise kendisi için geliÅŸtirilmiÅŸ -çoÄŸunluÄŸu ücretli- oyunları çalıştırıyor. iPad oyunlarının Iphone’da olduÄŸu gibi ışığa duyarlılık, ivme, dokunma gibi sensörlerinde kullanılmasıyla harika olacağını düşünüyoruz.
7. Yükselteme:iPad’in hem hafızası hem de RAM’i yükseltilemiyor. Fakat tüm netbooklarda bu gibi yükseltmeler raharlıkla yapılabiliyor. RAM çok önemli olmasada iPad’in hafızasının 64 GB ile sınırlandırılmış olması -en yüksek fiyatlı versiyonu- tam bir hayal kırıklığı.
8. Müzik, Video ve E-Kitap: Tasarımından dolayı e-kitap okumak için iPad çok uygun. Ayrıca iBook uygulamasıyla milyonlarca kitabı online satın alabiliyorsunuz. Aynı ÅŸekilde müzik içinde Apple’ın ünlü iTunes yazılımı ile albüm satın alabilirsiniz. Ekranının geniÅŸ olması video oynatmak için iPad’i yine öne çıkarıyor.
9. Pil Ömrü: iPad üzerinde gelen pil ile 10 saatlik bir kullanım sunuyor. Genel olarak netbooklara göre bu süre oldukça baÅŸarılı. Fakat iPad’in pilinin Iphone gibi deÄŸiÅŸtirilemediÄŸi hatırlatalım.
10. Fiyat: Bir önceki yazımızdayazdığımız oranları hatırlarsak iPad’in fiyatı 500 ile 830 dolar arasında deÄŸiÅŸiyor. 750 liraya aldığınız iPad’in hafızası sadece 16 Gb olacak. Aynı fiyata netbookların hafızası en az 120 GB. Apple’in Iphone’daki alan cömertliÄŸini iPad’e yansıtmamış olması oldukça ÅŸaşırtıcı.
Sonuç
Sonuca yine kullanım alanı seçilerek gitmemiz gerekiyor. iPad eÄŸlence için güzel bir ürün. GeliÅŸtirileceÄŸini düşündüğümüz uygulamalarla birlikte deÄŸerlendirirsek basit iÅŸlemleri ileri düzeyde görsellikle yapmak için son derece uygun. Sadece video izleyip, oyun oynayacak ve arada internette gezinecekseniz iPad iyi bir tercih olabilir.DiÄŸer taraftan profesyonel kullanım için kesinlikle netbook. ÖrneÄŸin basit bir sunum hazırlayıp o sunumu göstermek için iPad’de bin takla atarken -sunum yazılımını satın almanız gerektiÄŸinide hatırlatalım- netbook bilgisayarlarda bu iÅŸlemi saniyeler içinde ücretsiz yazılımlar ile yapabilirsiniz.
Apple, Iphone ile neredeyse her konuda dünyanın en iyi cep telefonununu üretirken netbook piyasasına -eÄŸer amacı o piyasa ise- çok kötü bir giriÅŸ yaptı. Cihaz mutlaka satılacak fakat Iphone’daki baÅŸarıyı yakalaması bu haliyle imkansız görünüyor.
Google, defalarca telefon üretmeyeceÄŸini açıklasada Dün itibariyle cihazı piyasaya sürdü. İlk olarak telefonun tüm sünya ile aynı anda satın alınabileceÄŸi açıklansada ÅŸuan da Google’ın sitesinde ülkemiz için satış olmadığı ibaresi görülmekte.
Google telefon ile birlikte en çok merak edilen konu, telefon Iphone’a rakip olabilecek mi? İlk videolarda kendi yorumumuzu yapsakta iki telefonunda genel özelliklerini karşılaÅŸtırmalı bir ÅŸekilde yazdık. Bu tabloyu pdf olarak yüklemek için burayı tıklayın.
Yorumumuz
Yaptığımız karşılaÅŸtırmaya göre Nexus One genel özellikleri itabariyle Iphone’a göre oldukça baÅŸarılı. Henüz elimize geçmedi ama internetten izlediÄŸimiz incelemelere göre deÄŸerlendirirsek dokunmatik ekranı Iphone kadar baÅŸarılı. DÄŸer taraftan, kullanım rahatlığı, uygulama desteÄŸi, çoklu dokunma gibi özelliklerini düşündüğümüzde Nexus One bırakın Iphone katili olmayı yanına bile yaklaÅŸamaz.
Iphone telefonunuzun temel işlevlerini kullanırken çok basit bir telefon rahatlığı sunarken, ileri işlevlerinizi de PDA kalitesinde ve bilgisayar rahatlığında yapmanızı sağlıyor. Android işletim sistemi olarak bu felsefeden şimdilik çok daha uzak görünüyor.
Peki Nexus One alınır mı? Fiyatı Iphone’a göre uygun olursa kesinlikle alınır. Türkiye satış fiyatı Iphone’dan 500 TL daha az olursa Nexus One fiyat/performans analizinde zirveye oturur. Fakat eÅŸit fiyatlarda Iphone’la ikisinin arasında bir dakika bile düşünmek mümkün deÄŸil.
Teknik Özellik Karşılaştırması
| Iphone 3GS | Nexus One | |
| Boyutlar | ||
| Yükseklik | 115.5 mm | 119mm |
| GeniÅŸlik | 62.1 mm | 59.8mm |
| Derinlik | 12.3 mm | 11.5mm |
| Ağırlık | 135 gram | 130 gram |
| Ekran | ||
| Ekran | 3.5 inç Çoklu Dokunma | 3.7 inç AMOLED WVGA |
| Çözünürlük | 480×320 | 800 x 480 piksel |
| Kontrast | - | 100,000:1 |
| Tepki Süresi | - | 1 ms |
| Görüntüleme | ||
| Kamera | 3 megapiksel | 5 megapiksel |
| FlaÅŸ | - | LED FlaÅŸ |
| Video | VGS saniyede 30 frame | 720×480 saniyede 20 frame |
| Bağlantı | ||
| Gsm | Gsm/Edge / Hspda 7.2 Mbps | Gsm/Edge / Hspda 7.2 Mbps |
| Wifi | 802.11b/g | 802.11b/g/n |
| Bluetooth | Versiyon 2.1 + EDR | Versiyon 2.1 + EDR, A2DP |
| Batarya | ||
| Konuşma Süresi | 2G 12 saat, 3G 6 saat | 2G 10 saat, 3G 7 saat |
| Bekleme Süresi | 300 saat | 2G 290 saat, 3G 250 saat |
| İnternet | 5 saat 3G, 9 saat Wi-Fi | 5 saat 3G, 6.5 saat Wi-Fi |
| Video | 10 saat | 7 saat |
| Müzik | 30 saat | 20 saat |
| Donanım | ||
| İşlemci | ARM Cortex A8 600MHz | Qualcomm QSD 8250 1 GHz |
| İşletim Sistemi | Iphone OS | Android 2.1 (Eclair) |
| Ram | 256MB | 512 MB + 512 FlaÅŸ |
| Grafik Kartı | PowerVR SGX | |
| Depolama | 16 GB & 32 Gb FlaÅŸ | 4 GB Micro SD (mak 32 gb) |
| Konumlandırma | ||
| Dijital Pusula | Var | Var |
| AGPS | Var | Var |
| Diğer Özellikler | ||
| Uzaklık-Yakınlık Sensörü | Var | Var |
| İvme Sensörü | Var | - |
| Işık Sensörü | Var | Var |
Evinize internet baÄŸlatmak istiyorsunuz ve aklınıza ilk gelen doÄŸal olarak TTNET.Türk Telekom ödeme noktalarında ve telekom merkezlerine konuÅŸlanmış olan TTNET ancak bu ÅŸekilde müşteri kazanabiliyor. Tüketici internetin aslının onlar olduÄŸunu zannederek en kolay ve en iyi hizmeti alabileceÄŸini düşünerek doÄŸrudan TTNET’e baÅŸvuruyor. TTNET diÄŸer adsl hizmeti veren ÅŸirketler gibi Türk Telekom’dan bağımsız bir ÅŸirket olarak deÄŸerlendirilebilir. Türk Telekom ne kadar hantalsa aynı hantallık TTNET’de de mevcut.
TTNET’e abonelik sanıldığı kadar kolay deÄŸil. Bir kere diÄŸer adsl hizmeti veren ÅŸirketler gibi telefon ile abonelik baÅŸlatmıyorlar. PaÅŸa paÅŸa kalkıp ya en yakın merkeze gideceksiniz ya da servis noktası bulacaksınız. Telefon hattı, adsl aboneliÄŸini baÅŸlatacak kiÅŸinin adına kayıtlı deÄŸilse zaten hiç baÅŸvurmayın. Her ne kadar çaÄŸrı merkezinden böyle bir aboneliÄŸin mümkün olduÄŸunu söylese de, ukala bayan görevli sizi hem kızdıracak hem de aboneliÄŸinizi baÅŸlatmayacaktır.
Daha bitmedi. TTNET’e borçlanıncaya kadar tefeciye gidin daha iyi. ÖrneÄŸin borcunuzu biraz geciktirdiniz. Artık o faturayı ne internetten ne de ÅŸubelerinden ödeyebilirsiniz. Ödeme yapmak için baÄŸlı olduÄŸunuz telekoma gitmeniz lazım. AboneliÄŸinizi taşıtsanız dahi eski adresinize fatura gönderirler ve ödemediÄŸiniz için icraya verirler, hattınızı taşıtmak için telekom köşelerinde süründüğünüz halde. İşin garip tarafı Türk Telekom numarayı taşıtırsanız sizi bulamayıp icraya veriyor. Taşınmışsınız biliyorlar ama hala faturanızı icra belgelerini eski adresinize gönderiyor.
Bugüne kadar kısa süreli ttnet, superonline, smile, biri kullandım. TTNET dışından hepsinden memnun kaldım. Ufak tefek aksaklıklar olsada gerek müşteri memnuniyeti gerek hizmet kalitesi ile ne zamanımdan çaldılar ne de sinirlerimi bozdular.Tüm bu olumsuzluklara rağmen üç kuruş ucuz olsa hak vereceğim lakin aynı fiyat hepsi.
TTNET’i hayatınıza sokarak sinirlerinizi yıpratmayın. Özel ÅŸirketlerden seçin birini; bir telefon ile aboneliÄŸinizi açtırın, bir telefonla taşıtın ve bir telefonla hattınızı kapattırın. Borcunuzu kredi kartıyla çatır çatır ödeyin hemde bir telefonla.
Yazımız üzerine TTNET bize aşağıdaki -postayı gönderdi.
Merhaba;
Bloğunuzdaki http://birsite.com/ttnet-basiniza-bela-olmasin.html yazısıyla ilgili sizinle irtibata geçiyoruz. Hizmetlerimizden memnun kalmadığınız için üzgünüz. Geri bildirimleriniz için teşekkür ederiz.
TTNETdestek Ekibi
Yıllardır bitmeyen bu tartışma ile ilgili belki yüzlerce yazı okumuşuzdur. Birbirine rakip olsun diye geliştirilmeyen bu yazılımlar neden bu kadar kıyaslanıyor?
Bence mesela hem Joomla’ya hemde Wordpress’e tam anlamıyla hakim olamamaktan kaynaklanıyor. Her ikisininde avantajları dezavantajları var. Wordpress, kendininde belirttiÄŸi gibi bir blog sistemidir. blog oluÅŸturmak için kullanılır. Joomla ise içerik yönetim sistemidir.
Hangisi iyi sorusu yanlış bir soru. Hangisi ne için daha iyi sorusu ise çok daha mantıklı bir soru. Burada şunu da belirtmek lazım, her ikiside uzman kişiler tarafından düzenlenmesi durumunda herşeyi mükemmel derecede yapabilirler.
EÄŸer kiÅŸisel bir site açacaksanız yada ÅŸirket sayfanıza blog ekleyecekseniz wordpress sizin için en uygunudur. Fakat çok daha kompleks bir sistem kuracaksanız -örneÄŸin bir haber portalı- Joomla’yı tercih etmeniz gerekecektir.
Temel özellikleri bakımından Joomla geliÅŸtirilebilirte Wordpress’ten çok daha üstündür. İlk defa site yapacak biri Wordpress’i saatler içerisinde çözebilir fakat Joomla’yı anlaması biraz uzun sürebilir. Bu da Wordpress’in ezikliÄŸinden deÄŸildir. Wordpress hem kullanıcı dostu olarak tasarlanmıştır hem de amacı blog oluÅŸturmaktır.





